Kastamonu/Tosya’da bal mevsimi bitmek üzere… Petek örülmesi bitti yada çok az. Arıların ortalama % 30 u oğul verdi. Bu yılın ilginç bir yönü genç analı arılarda oğula bozuldular. Genç analı (2010 doğumlu) arılar, mevsim oğul için müsait olsada ciddi hatalar yapılmadıkça oğula bozulmazlardı… Oğula bozulmayanlar iyi bal yaptılar. Zayıf arılar sonradan gelip bal yaptılar:))
Bune biçim soru Mustafa Kemal kestane balı varmıki ıhlamurla ile karışsın? Arılar var güçüyle ıhlamura sarıldılar ,sırlamanın olmayışı bu soruyu getirdi aklıma.
Bu gün saat 16 sıralarında Sivas/Şarkışla’da aniden başlayan dolu,yağmur,fırtına heryeri allak, bullak etti.Bahçede, ne meyve nede sebze bıraktı.Tabi bu arada tarlacı arılarda nasibini aldı.En büyük darbeyi çiftçi yedi.Eğer şehir merkezine yağdığı gibi,arpa, buğday ekili arazilerede yağdı ise %80 zaiyat vardır.
Dün bir adet tam sırlı çektik deneme amaçlı siftahımızı yaptık 3 kg 280 gr lık Emeğin karşılı lezzetli oluyor Tüm üstadlara bizlere gösterdiği ilgiden alakadan değerli bilgi paylaşımlarından dolayı teşekkür ediyorum saygılar efendim gerisi Ağustos 15 e kadar sırlamaya beklenecek inş
26.07.2011, Ankara - Ayaş…
Râkım 950 - 1100 metre arası.
Sıcaklık ise felaket… 40’lı değerler termometrelerden eksik olmuyor. Kovanlar, üstlerine gölgelik yaptığım halde bir linyit sobası gibi uğuldayarak havalandırma telaşında. Kovanlardan çekilen petekler dışarıda hemen erime eğilimine giriyor.
Kekiklerin değil çiçekleri, yaprakları bile kurumuş durumda. Geven çiçekleri de bitti. Buna rağmen bal akımı devam ediyor.
Bal özü, adını bilmediğim, yaprakları ada çayı gibi tüylü ve uzunca olan ve sıra halinde mor çiçekler açan bir bitkiden, yeni açmaya başlayan dikenlerden ve de çevredeki ekim miktarı az da olsa ayçiçeğinden geliyor. Tuzaklarda en büyük yoğunluk ayçiçeğinden olduğunu tahmin ettiğim muhteşem sarı renkteki polen. Tek tük nar çiçeği rengi, beyaz ve siyah polene de rastlanıyor. Bunların kaynağını bilmiyorum ama polen gelişinde iki hafta önceye göre bir artış söz konusu.
Ben yaşamadım ama çevre arılıklardan hâlâ oğul çıkıyor. (Tuzak kovanlara da girmiyorlar Oysa haziran ayında Bekir Arsan modeli kutularla üç oğul-cuk almıştım.) Sıkışık olmayan, dört -beş çerçeve arılarda bile oğul görüldüğü belirtiliyor. Tanıştığım bir gezgin arıcı, bu baharda yaptığı ve anası haziranda yumurta atmaya başlamış bölmelerin bile oğula yattığını söyledi. Belki de arılar iklim değişiminin farkına bizden daha iyi varıyor ve mevsimlerin kaybolduğu bir dünyaya kendilerini hazırlıyorlardır diyeceğim ama benim iki ballıkla çalıştırdığım kovanlardaki arılar niye bu değişimin farkına varmadılar anlayamıyorum.
İki yıllık arıcılık serüveninin 26 Temmuz günlü durağında elime ilk kez tamamen sırlanmış bir petek almayı becerebildim. Sırlanmayı bekleyen, neredeyse yarısı sırlanmış petekler de cabası…
Bu nedenle, en olmadık soruları sorarak bilgilerimizi gözden geçirmemizi sağlayan boş petek kardeşlerimden başlayarak tüm üyelerimize ve moderatörlerimize şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Geldiğim noktada hepinizin emeği var, teşekkür ediyorum.
Okumaya, araştırmaya çalışarak ilerlemek bu alanda tek başına mümkün ve yeterli değil. İlla ki bir ustadan el almak, körükçülüğünü yapmak gerekiyor ve ben bu kadar çok sabır sahibi ustaya sahip olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.
Ayçiçeklerindeki durum % 10’u kadarı çiçeklerini döktü.
Azda olsa yeni açanlarda var.
Hava iki gün kapalıydı bu gün açık güneşli.
Arılar güzel çalışıyorlar.