Bulunduğumuz ya da haber aldığımız bölgelerin durumlarını paylaşalım

Bence geçen yıldan ders çıkarıldı ve sonbaharda işlemler eksiksiz yapıldı.Bu yıl varroa belası da fazla değildi sanki.

yazdıklarım kesin bilgi değil sadece öngörü:

BENCE,Bu sene kış mevsimi ılık geçtiğinden yavru faaliyeti azda olsa devam etmiştir,
dolayısıyla genç arı kovanlarda daha çoktur,

çoğumuz fırsat bulduğumuzda kovanları açtığımızda mevcutların çokta azalmadığını görüyoruz,

çoğumuz net söylemesede besleme erken başladı, şok edecek bir soğuk olmazsa arılar ilkbahara güçlü bir şekilde girecek ve erken kat atma başlayacak nisan ayıda güzel giderse kovanlar balla dolacak,

ben kendi adıma söylüyorum yanlış anlaşılmasın mart ayında bir kaç kovan arı almayı bile düşünüyorum.
çünkü şu aşamada olumsuz hiç bişey yok.

bütün arıcılarımıza bol ve bereketli bir sezon diliyorum.

Benim bir tanıdığım 8 tanesi kaldı. Diğerleri söndü demişti. Yerinde görme fırsatım olmadı.

Hasan bey, yanlış ilaç kullanımından olabilir mi? gölcük tarafından öyle bir haber gelmişti. Timollu ilaç kullanan birisinin bayağı bir kaybı olmuş.

Olabilir.
Gördüğüm zaman sorarım.
Yazın Kartepeye götürmüştü arılarını. İki kardes olarak bakıyorlar.

Ankara Ayaş

Çevremizde çok fazla arıcı yok.

Yaklaşık 20-25 senedir 20 - 30 arasında kovan ile arıcılık yapan bir abimiz Perşembe günü beni aradı ve arıların durumunu sordu.( Bundan başka çevremde 2-3 kişide toplam 15 kovan daha var başka yok eskiden çok fazla arı varmış )

Bende şu ana kadar 10 kovan kaybı olduğunu biraz daha olabileceğini sonbaharın çok kötü geçtiğini ve varroa yok diye varroa’ya karşı biraz gevşek davrandığımızı ifade ettim.

Kendisinde hiç arının kalmadığını toplam 27 kovanın söndüğünü kovanların bir çoğunda bir avuç arının petekler üzerinde ölmüş olduğunu bazılarında ise kovanda hiç arı olmadığını belirtti.

Geçmiş olsun temennisinde bulundum.

Bugün İstanbul’da epey çamurlu bir ortam vardı. Hava kapalıydı ve arı uçuşu yoktu.

Yağmur yağmamasını fırsat bilerek güzelce şerbetledik, önümüzdeki bir kaç günün iyi olacağı hava tahminlerine güvendik.

Bu sene sonbaharda varroa mücadelesini iyi yaptık, besleme işlemini de ihmallerimiz olmakla birlikte, geçtiğimiz yıllara göre daha iyi yaptık.

Şu anda arı nüfuslarımız, neredeyse sonbaharda kapattığımız şekilde.

Çerçeve çıkarıp bakamadık ama, yukarıdan bakınca salkımın pozisyonu ve arının davranış şekli yoğun yavrulama dönemine girildiğini gösteriyor.

Salkım artık çerçevelerin üst çıtası hizasında başlıyor, sırlı ballı alanlar arkalara doğru iyice gerilemiş.

Mart ayı süprizlerle dolu olabilir ve uzun süreli soğuk hava akımları gelirse yiyecek sıkıntısı çıkmasın diye şerbetleme fırsatını kaçırmadık.

2 damacana şerbeti 20 arıya bölüştürdüm.

Her bir damacanaya 15 kg şeker koydum ve üzerini su ile tamamladım.

murat ağbi sizinki şerbet deyil bal olmuş valla

Evet, baklava şurubu gibi oluyor :slight_smile:

Ben genelde stok yaptırmak istediğimde, damacanaya ağzına kadar şeker dolduruyorum. Şeker tanesinin iriliğine göre 13-15 kg arasında alıyor.

Üzerini de su ile tamamlıyorum.

Arı bu koyuluktaki şerbeti çok kısa sürede ekşitme riski olmadan sırlıyor.

Havalar kötü giderse ve şerbeti alamazsa da koyu olduğu için ekşimiyor.

Sayın Murat Çakır

İyi beslemişsiniz, sigorta olmuş.

Kovan başı 2 kg kadar şerbet oluyor.

Arılarınız şanslı arı grubuna giriyor herhalde, bizimkilere böyle yapsak 2 çuval şeker gerekecek.

Nerde o kadar şeker, bizimkiler az yemeye alışsınlar.

Murat Hocam hangi tür yemliklerden kullanıyorsunuz ki bu kadar şerbet alıyor?

iki kilo şurup verdinmi arıya bizim şurup gibi beş lt şurup yapıyor alması basit bizimkini bir lt yolda gidiyor iyimiş bu fikir koyu koyu

Çerçeve büyüklüğünde çanta tipi yemliklerden kullanıyorum. Hem bölme tahtası niyetine hem de yemlik.

Onun için diyoruz ya, açlık riski oluşan arıda kekle mekle uğraşmayın, dayanın çok koyu şerbeti diye.

Kışın arıya polenli kek verilir.

Murat bey, şerbetle besleme konusundan bahsedilirken, tecrübeli arkadaşların tavsiyesi genellikle, akşam karanlığından hemen önce ve sabaha kadar arıların bitirebileceği ölçüde (bir bardak kadar) olması öğütleniyordu.
Şerbetliklerin tamamını bu şekilde doldurmak bizim gibi haftasonu arıcıları için çok cazip görünmekte. Ancak bu dönem için mahsurları yokmudur?

Tamam bilimsel araştırma yapalım :slight_smile:

Ben şerbetle besleyeyim, sen polenli kekle besle.

Dönem sonunda karşılaştıralım.

Yalnız tek şart, bütçemiz aynı olacak. Mesela sen kovan başına 15 liralık kek veriyorsan, ben de 15 liralık şerbet vereceğim. :slight_smile:

şartlar eşit olması lazım kemalpaşa polen yatağı sizin orasını fazla bilmiyorum ama

Ucuz kek bulabilir miyiz?

Sulandırıp versem…

Genelde eski arıcılar aynı şeyi tavsiye ediyor. Şerbeti arıya ilaç niyetine veriyorlar :slight_smile: günlük kaşık kaşık.

Ben o işin mantığını anlayabilmiş değilim.

Bir kolonide asgari yiyecek stokunun bulunması gerekiyor.

Stok sorunu olan, 1 ay beslemezsek ciddi açlık sorunuyla karşılaşacak olan bir koloniye bardak bardak şerbet vermek, 3 gündür aç kalmış adama çorbayı 1 saat arayla 1 kaşık vermek gibi bir uygulama.

Güçlü bir koloni havaların da iyi olduğu bir mevsimde, 2 litre şerbeti bir gecede taşır.

Gitme imkanım olsa ve pazartesi sabahı kovanlara bakabilsem, bir çoğunu şerbetliğin dibini yalarken göreceğimden eminim.

Kovanda stok sorunu varsa, ikişer, üçer litrelik partiler halinde vermeye hiç çekinmeyin.

Yabancı sitelere bakın, beşer, onar litrelik kovalarla veriyorlar.