Bulunduğumuz ya da haber aldığımız bölgelerin durumlarını paylaşalım

**Polen tuzaksız 3 kovanımda, acayip derecede nem vardı bugün, Kovanların üzerinde hiç bir şey yok.Giriş delikleri tamamen açık.Buna rağmen epeyce ıslaklık vardı kovanlarda.

**Polen tuzaklı olan 2 kovanda ise nemden eser yoktu.

**Çerçeve olmayan taraftan, çuvalı kenarından kıvırıp avuç içi kadar açtım.
Acaba nemi önlemek için yeterli olur mu?

örtü bezinin üstüne gazete koyun üst kısmı iyi kapatın.Küf yoksa ıslaklığın sorun yaratacağını sanmıyorum.
Ben kovanların en üstünü su kontrası ile örttüm yağmur kar yağsa bile kovanlara asla ulaşmıyor kovanlardışardan bile hiç ısalanmıyor en üstede taşlarla destekledim zira rüzgar sıkıntı yaratabilir.
Bu nedenle sanıyorum menden eser yok her yıl az yada çok nem oluyordu

yavru ve nem olayı bendede o şekildeydi acıkolanlar yavru cıkardılar kapalı olanlarda ise el kadar yavru yeni kapanmış durum da acıkalrda nem yok ve sanırsam biraz fazla yüklenmişler bala baldada eksiklik gözledim

**Hafif küf de oluşmuş Göksel Abi,Biraz hava alsın diye hafifçe üstten , çerçeve olmayan taraftan çuvalları araladım.Olmazsa hafta içi gidip tekrar çuvalları iyice kapatayım.

Yavru alanının büyümesi ve kuluçka sıcaklığının artması sonucu arıların bulunduğu bölge daha fazla nem taşıyabiliyor. Nemi yükselten unsur yine birazda bizleriz.

Sıvı beslemeler…

Ya arının balı sulandırması…

Ama bu nem arıların bulunmadığı yere ulaştığında hala o bölgeler soğuk olduğundan orada yoğunlaşıyor.

Kısacası bugünlerdeki nemi dert etmeyin.

**Çok teşekür ederim Halil Abi.

Bugün arıları kontrolederken gördüm kovanın biri devrilmiş kapak açılmış üstçuvalı kapalı yerine koydum beni ikisi şişledi kovan yatık polengetiriyorlardı :wink: Birkaçtanesi poşetleri almamışlar poşetler üstlerinde koyduğumgibi duruyorlar acaba görmedilermi açacaklarımı yoktu :smiley:

Geçmiş olsun Şevket abi…

Teşekkürederim kardeşim.

**Bu sezon siftah yok ben de :smiley: henüz iğneleyemediler.Makenin eteklerinde ki lastiği iyice sıkılaştırdım.İçime artık giremiyorlar.

**Bir de Bekir Abi’nin tavsiye ettiği gibi kurumuş, mandalina ve portakal kabuklarını körüğün içine atıp, yakıyorum.Gözle görülür şekilde dumanı yiyince sakinleşiyorlar.

Poşetle şerbet verirken…

Poşetleri bir kovaya hazırlıyoruz ya.

Heh işte.

Poşetleri arıların yanına götürdük kovayla…

Stratejik olarak en önemli iş şu.

En üstteki poşet yanlışlıkla patlayacak ve kovadaki tüm poşetlerin üzerine dökülecek. :wink:

Bugün arıları kontrol fırsatı oldu, yoğun polen gelişi vardı, bal stokları azalmış gibi geldi, yavrulu çerçeve baya fazla, ben de bu akşam şerbet vereyim dedim, üstten yemlikten verdim ama arılara hissettirecek bir şey yapmadım. Tecrübe parayla satılan bir şey değil. Bir müddet sonra baktım şerbetten haberleri yoktu. Haberdar etmek yemliğin arılar için açılan yerine birkaç damla şerbet damlatmak şeklinde olabilir mi? Gidip bakayım, gerekiyorsa birkaç damla damlatayım.

Sizden daha önce duyduğum bu işlem bu gün uygulandı. :slight_smile:

Başarılı olacağından şüphem yok.

Fakat 2 şeker 1 su çok zor karışıyor.

Dün Murat beyin Damacana da erittiği aklıma geldi.

Her halde çok uğraşmıştır.

Sedat kovada şekeri eritmek için uğraşırken şarjlı matkabın bataryasını değiştirmek zorunda kaldı.

Ha birde unutmadan

Çiğdem gördük :slight_smile:

Suyu kaynayıncaya kadar ısıttınız mı?

istemi bey saım makinesi yokmuydu karıştırmak icin

Yapılan şurubun miktarı az olunca dolayısıyla suda az ölduğundan şekeri ve kabı ısıtamadığı için şeker zor eritiliyor, mümkün olduğunca şurup yapma işlemini suyu ısıttığımız kabda yapalım. Yani şekeri kaynar suya dökerek. :frowning:

Suyu kaynatıyoruz.

Boya kovasının içerisine 2 birim şekerin üzerine 1 birim kaynak suyu döküp boya karıştrıcı ile karıştırıyoruz.

Fakat zor eriyor.

İlginç.

6 litrelik kovada hazırladığım 2:1 oranlı şurup beş ile on dakika arası karıştırma sonucu tamamen erimiş olur.

Tamam inşallah bitane patlatalım yarın :stuck_out_tongue:

Ben damacanaya ağzına kadar şeker dolduruyorum, üstüne suyu ilave ediyorum.

İlk su döküldüğünde şeker kütleleştiği için, karıştırıcı sopayı çevirme imkanı olmuyor.

Bu yüzden damacanayı biraz ters düz hareketler yaptırarak şekerin suyun içinde dağılmasını sağlıyorum.

Karıştırıcı sopamı damacanın dibindeki şeker kütlesini dağıtacak şekilde arada bir kullanıyorum.

Tabi ben arılıkta soğuk su ile yaptığım için, yüzde yüz eritme şansım olmuyor. Beklettiğimde dibinde 1-2 parmak şeker çöküntüsü oluyor.

Kürek tarzı bir aletle dipte biriken şekeri yerinden oynatıp suyun üzerine doğru hareket etmeye zorladığınızda, sorunsuzca erir.